Yalnızlık insanı boğar bazen aslında yalnız değilsin kendinlesin.





O senin en yakın dostun, yoldaşındır. Bakma sen yalnızlığın boğuculuğu üzerine üretilen bir yığın teoriye.





Bir düşünsene, var mıdır yalnızlığını koluna takıp hayat yollarında yürüyüp gitmek gibisi. Kendinle arkadaşlığın keyfini çıkarmak, kendi içerindeki labirentlerde dolaşırken, kendini daha da yakından tanıma fırsatı kadar hoş bir his var mı ?



Kendi duygularının, kendi hayatının patronu olmaktır yalnızlığın öteki adı.



Seni sen yapan, seni kendinle buluşturanın adıdır yalnızlık aynı zamanda. Üretmenin, yaratmanın, kendini bulmanın, kendi gerçeklerine ulaşmanın yoludur yalnızlık.



Yalnızlık dinlenmektir. İçindeki yoldaşının sorularına yanıt vermektir en içten bir şekilde yalnızlık. Seni senden çalmaya kalkanlara okkalı bir yanıttır yalnızlık. Hayata kendi gözlüklerinle bakmak, kararlarında etkilenmemenin adıdır yalnızlık. Başkalarının insanın cehennemi olduğunu bilmek ve kendinle başbaşa kalabilmektir yalnızlık.



Yalnızlık, insan dolu sokaklarda da yanında olmalıdır her zaman ve asla korkutmamalıdır seni. Zira insan yalnızlıktan değil, kendinden korkar aslında. Kendini anlamamaktan, kendini tanıyamamaktan ve kendine yetememekten korkar insan.



Onun için yalnızlığı en yakın dostu olarak görmeli insan. Günün birinde "Eyvah ben bir katilim, yalnızlığımı öldürdüm ve çırılçıplak yalnız kaldım" dememek için...