'Şüşütown' markasıyla tesettürlü gençler arasında hızla popülerleşen 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Şüheda Aydın, iki ayrı girişimcilik ödülünün de sahibi. Öyküsünü kendisinden dinledik.






Kendi ihtiyaçlarından yola çıkarak sevdiği desenlerde başörtüleri yapmaya başladı. Arkadaşlarının ısrarı üzerine bir blog açıp başörtüsü ve takma yaka satmaya başladı. Global Üniversiteli Girişimci Yarışması’nda Sosyal Etki kategorisinde ödül alan Şüheda Aydın , ardından Askon Ekonomi Ödülü’nün sahibi oldu. Modayı takip eden üniversiteli başörtülü genç kızlar arasında da bilinirliği artmış durumda. Oturduğumuz kafede yan masamızdaki başörtülü kızlar önce Şüheda’nın pançosunu nereden aldığını sordular, ardından da şaşırdılar: “Aa Şüşütown markasını yapan kişi siz misiniz yoksa?” Bir yılda hiç reklam almadan binlerce ürün satan Şüheda Aydın’ın hikâyesini dinledik...
Kimdir Şüheda Aydın? 22 yaşındayım, Bilgi Üniversitesi 4. sınıf öğrencisiyim. Uluslararası finans okuyorum. Esmod diye bir moda evinde moda tasarımı eğitimi alıyorum. Drapaj ustası Nil’s Christian’dan drapaj dersleri aldım. Moda yönetimi mastırı yapmak istiyorum.

Nasıl başladın tasarıma? Son dönemlerde tesettürlü kızlar arasında en revaçta olan başörtüsü şaldır. 2011’in yazında ipek şallarla başladım. Yazın canlı şeyler giymek istiyordum ve sevdiğim desenlerde şallar bulamıyordum. Hoşuma giden kumaşları almaya başladım.

Dikiş biliyor musun? Biliyorum ama diktiklerimi satmıyorum, kendim takıyorum. Çünkü hatalar olabiliyor. İnsanlar görse “Kendi şalında hata var” diyecek. Kendime sevdiğim desenlerden ve kumaşlardan şallar yaptım; renkli, ince, tam yaza göre başörtüleri... İkiye katlandığında iç göstermeyecek kumaşlardan yaptım. Eni büyük, boyu büyük şallar. Neye ihtiyaç duyuyorsam oradan yola çıktım.

Şallarda öyle bir problem mi var? İnce şallar iç gösterir. İkiye katlarsanız kısa kalır. Aynı renklerden sıkılmıştım. Desenli kare başörtüleri vardı ama son dönemde moda olan salaş şallar yoktu. Çiçekli böcekli rengârenk kumaşlardan şallar yaptım. Her gören “Ne kadar güzel olmuş” dedi. Arkadaşlarıma da yapayım, hediye edeyim dedim. Tanımadığım insanlar bile sormaya başlayınca satma fikri oluşmaya başladı.
Başörtülerinin patentini almak nasıl aklına geldi?

Patent almak ilk dakikadan aklıma geldi. Bu konularda dikkatliyimdir. 1. sınıfta yaptığım bir projenin bile patentini almışımdır, belki ileride geliştiririm diye.

Girişimcilik aileden mi? Küçüklükten beri ticaretin içerisinde olduğum için ticaret beni korkutmuyor. Annemin bir triko mağazası var, benim de ortak olduğum. Babam ayakkabı dükkânı sahibi. İlk yaptığım şalları kendim taktım, arkadaşım da fotoğrafını çekti. Çok amatörce başladık. “Soranlar alır belki” dedim. Şalları bloguma koydum. 1 saatte 1000 kişi tıkladı. Herkes paylaşmaya başladı. Sonra moda blogger’ları paylaşmaya başladı ve tıklanma arttı. İlk olarak her modelden üçer tane yapmıştım. Çünkü sermayesiz başladım ve zarar etmek istemedim. Hatta ilk kumaşları daha önce katıldığım bir yarışmadan kazandığım laptop’ı satarak aldım. Siparişler yağmaya başladı. Elimde şal yok... Sonra bir koşturma başladı. Bu kadar talep olacağını ummuyordum.
Markanın ismi nasıl oluştu? Beni çocukluğumdan beri Şüşü diye çağırırlar. ‘Sugar Town’ diye bir şarkı var, oradan etkilenerek Twitter ’daki ismimi ‘Şüşütown’ yaptım. İşe girerken marka ismine dikkat etmemiştim. Markanın ismini nick’im olan ‘Şüşütown’ yaptım. https://twitter.com/susutown

Gençler o ünlü başörtüsü markalarını sevmiyorlar mı? Ben mesela, Tekbir’den ya da Aker’den çok nadir alışveriş yaparım. Onlar tesettür dünyasının en pahalı markaları. Zara’ya, Mango’ya gider, tesettüre uygun kıyafetler bulmaya çalışırım. Tesettür için butik tasarımlar çoğaldıkça genç kızlar ona yönelmeye başladı.
Tesettürlü gençlikte eskiye oranla yeni jenerasyonlarda modaya daha çok ilgi olduğunu düşünüyor musun? Annemlerin zamanında “Şu çıkmış, giyeyim” gibi durum yokmuş. Yeni kızlar modaya uydu ve tesettürden çıktı diyemeyiz elbette. Dünya sürekli yenileniyor. Moda bir yeniliği sembolize ediyor. Tesettürlü kızlar da bu yeniliğe ayak uyduruyor. Ama kimileri doğru, kimileri yanlış uyduruyor. Önemli olan modayı tesettüre uyarlamak. Tesettürü modaya uyduramazsın. Örneğin tayt modası var ancak tesettürlü bir kız tayt modasına uymamalı. Ancak her sene çeşitli renkler moda oluyor. Moda olan kıyafetler içerisinden tesettüre uygun olanları seçip giyersek tadından yenmez.

Kaynak: Radikal